Bu sitede erişilebilirlik tercihleri vardır: yazı boyutu, yüksek kontrast, hareketi azaltma ve disleksi dostu yazı tipi. Paneli açmak için Alt tuşu ile E tuşuna birlikte basın veya sayfa başındaki Erişilebilirlik düğmesini kullanın.

Pentagon, yapay zekâ destekli yeni nesil yalan makinesi için 30 milyon dolar istiyor

ABD Savunma Bakanlığı, yapay zekâ ve "uzaktan algılama" kullanan Polygraph+ programı için beş yılda 30,3 milyon dolar talep etti. Uzmanlar yöntemin bilimsel dayanağını sorguluyor.

26 Eylül 2026 2 dakika okuma
Pentagon, yapay zekâ destekli yeni nesil yalan makinesi için 30 milyon dolar istiyor

MIT Technology Review'un aktardığına göre ABD Savunma Bakanlığı, bütçe talebinde geliştirilmiş bir yalan makinesi programı için önümüzdeki beş yılda 30,3 milyon dolar ayrılmasını istiyor. "Polygraph+" ya da "Polygraph Next" adı verilen çalışma, federal kurumların kullandığı "güvenilirlik değerlendirmesi" yöntemlerini yenilemeyi hedefliyor. Programın Savunma Karşı İstihbarat ve Güvenlik Ajansı (DCSA) aracılığıyla yürütüleceği belirtiliyor.

Programın iki ana ayağı

  • Yapay zekâ tabanlı puanlama: Kişinin fizyolojik verilerini inceleyen ve sonuç üreten makine öğrenmesi algoritmaları geliştirilecek.
  • "Standoff sensing" (uzaktan algılama): Kişiye herhangi bir cihaz takmadan, fizyolojik tepkilerin uzaktan ölçülmesi amaçlanıyor.

Haberde, Savunma İnovasyon Birimi'nin prototip geliştirmek üzere iki şirket seçtiği bildiriliyor. Presage Technologies, sıradan kameralarla kalp atış hızını ve solunumu ölçmeyi hedefliyor. Altec Research ise baş hareketini, yüz derisi sıcaklığını ve gözenek aktivitesini izleyen bir yaklaşım üzerinde çalışıyor. Teknolojinin, Pentagon'un yaklaşık 2,8 milyon kişilik çalışan havuzunda personel taramasında ve "iç tehdit" tespitinde kullanılması düşünülüyor.

Uzmanlar neden kuşkulu?

Poligrafın bilimsel geçerliliği onlarca yıldır tartışılıyor. Haberde şu değerlendirmeler öne çıkıyor:

  • ABD Kongresi Teknoloji Değerlendirme Ofisi 1983'te, poligraf ile personel taramasını destekleyen kanıtın "çok sınırlı" olduğu sonucuna varmıştı.
  • ABD Ulusal Araştırma Konseyi'nin 2003 tarihli raporu, yöntemin etkinliğini "en iyi ihtimalle zayıf" olarak nitelemişti.
  • Northumbria Üniversitesi'nden Kyri Kotsoglou girişimi, karmaşık olanı somut bir şeye indirgemeye çalışan "yanlış yönlendirilmiş bir çaba" olarak tanımlıyor.
  • Erasmus Üniversitesi'nden Sophie van der Zee, "nasıl çalıştığını biliyorsanız onu aldatabilirsiniz" diyor.
  • Hukukçu Marion Oswald, yapay zekâ ile poligrafın birleşiminin "iki dünyanın da en kötüsü" olduğunu savunuyor.

Bağlam

Haber, programın Pentagon'da güvenlik kaygılarının arttığı bir döneme denk geldiğini not ediyor. Aynı haberde, silah stoklarına ilişkin haberlerin ardından Eylül 2026'da yaklaşık 50 Genelkurmay (Joint Staff) subayına poligraf testi uygulandığı da belirtiliyor.

Bu neden önemli?

Konu yalnızca ABD'nin savunma bütçesiyle sınırlı değil. Yapay zekâ modellerinin, kameradan alınan kalp atışı, solunum ve yüz sıcaklığı gibi verileri "yalan" ya da "risk" göstergesi olarak yorumlaması, üç ayrı soruyu gündeme getiriyor:

  • Bilimsel geçerlilik: Stres, korku ya da heyecan gibi durumlar yalandan bağımsız olarak benzer fizyolojik tepkiler üretebilir. Algoritma eklemek, temeldeki belirsizliği kendiliğinden gidermez.
  • Yanlış sonuçların bedeli: Bir çalışanın "güvenilmez" işaretlenmesi kariyerini ve güvenlik iznini etkileyebilir. Algoritmik skorların sorgulanması ise genellikle daha zordur.
  • Mahremiyet: Cihaz takmadan, uzaktan ölçüm yapılabilmesi, kişinin farkında olmadığı ya da itiraz edemediği durumlarda biyometrik ve fizyolojik veri toplanması riskini artırır.

Programın nasıl ilerleyeceği, prototiplerin ne kadar doğru sonuç vereceği ve bütçe talebinin onaylanıp onaylanmayacağı şimdilik belirsiz.

Kaynak: MIT Technology Review

Bu içerik işinize yaradı mı?

Paylaş

İlgili içerikler